“Sinirlendiğim
zaman ya da bir şeyler ters gittiğinde sürekli yeme isteği duyuyorum.”
Yeme
ataklarınız sıkıntınızı azaltıyor ve duygularınızı
uyuşturuyor. Yemek yerken kendinizi
güvende hissediyor olabilirsiniz. Kendinize şu soruları sorun: Kendimi ne gibi durumlarda
güvende ve sakin hissetmeye ihtiyacım var? Hangi durumlarda güçsüzlüğümü kabul
etmeliyim? Hangi durumlarda daha güçlü olmaya ihtiyacım var? Örneğin kontrolünüz dışında
olmasına rağmen insanları ya da olayları değiştirmeye çalışıyor
musunuz? Bu durumlar
güçsüzlüğünüzü kabul etmeniz gereken durumlar olabilir. Gücünüzü kullanmanız ve
geliştirmeniz gereken fakat sizin ihmal ettiğiniz alanlar var mı? Yaşamınızda
daha farklı
olmasını istediğiniz şeylerin bir listesini yapın. Bu listede etki edemeyeceğiniz
maddeleri
çıkarın ve mümkün oldukça listeyi geliştirin.
Bitirmeniz
gereken işler sıkıntınızı arttıracaktır. Bu gibi durumlarda çalışmak yerine yemek
yiyor olabilirsiniz. Bitirmeniz gereken işlerin bir listesini yapın. Küçük
bir işi bitirdikten sonra
yiyin. Yarım kalmış bir işi tamamlamak gücünüzü hissetmenizi
sağlayacaktır. Böylece
yiyerek kendinizi güçlü hissetme ihtiyacınız olmayacak. Eğer tamamlamanız
gereken çok şey
varsa bunları küçük parçalara bölün. Kendinize seçme özgürlüğü
verin. Tek bir görevi
küçük parçalara ayırıp bitirecek misiniz yoksa birden fazla işinizi
aynı anda mı
yürüteceksiniz? Siz karar verin. Görevlerinizi bitirdikçe listenizden çıkarın.
Bir
yeme atağının hemen öncesinde durun ve son bir saat içinde ne yaptınız,
ne oldu, ne
söylediniz, ne düşündünüz ve hissettiniz yazın. İncinmiş
ya da korkmuş olabilirsiniz. Son bir
saat içinde olup biten basit bir şey bile olsa sizi incitmiş ya da kötü hissetmenize
neden
olmuş olabilir.
Kendinizi
yemek dışında rahatlatan durumları düşünün. Bir arkadaşınızı
aramak, müzik
dinlemek, kitap vs gibi. Düşünce ve duygularınızı yazın ve daha sonra
sesli olarak okuyun.
Dinlemeyi öğrenin. Gerçekten acıktığınızda ihtiyaç duyduğunuz
kadar yiyin. Genellikle
öğünlerde ihtiyacınızdan fazlasını yiyorsunuz. Derin bir nefes alın
ve içinize çektiğiniz
oksijenin sizi beslediğini düşünün. Dünyada fazlasıyla besin ve bir
sonraki öğünde
yiyebileceğinizi düşünün ve şimdi kendinizi tutarken bir sonraki öğünü
düşünün.
Yeme
bozukluklarının tedavisinde psikoterapinin çok önemli bir yeri vardır. Size
tavsiyem
bir an önce bir uzmanla görüşmenizdir. Yeme davranışınız (aşırı
yeme atakları ya da
kusturma gibi) öncesinde, sırasında ve sonrasındaki duygularınızı
belirlemeye çalışın.
Davranışınızı değiştirmek için kolayca başarabileceğiniz
küçük hedefler belirleyin ve her
başarınızda kendinizi ödüllendirin. Bugüne ve yaşamınızdaki
olumlu yönlere odaklanın.
Yemekle ilgili uğraşlar dışında kendinize zaman ayırın, örneğin
yürüyüşlere katılmak,
sinemaya gitmek vs gibi. Vücudunuzun nasıl göründüğüyle uğraşmak
yerine dans, yoga,
yüzme, bisiklete binmek gibi bedensel aktiviler yapın ve bunlardan keyf almaya çalışın.
Sıkıntılı zamanlarınızda yemek yiyerek rahatlamaya çalışmak
yerine size destek olarak
birileriyle konuşun. Başka insanların size ulaşmasını beklemeyin. Çeşitli
alanlardaki
başarılarınızı kendiniz takdir etmeye çalışın. Öyle
ki kilonun başarınızın ölçütü ve
değerlendirme aracı olmasın. Başarılarınız, olumlu özellikleriniz
ve sizin için değerli olan
ilişkilerinizi düşünün. Zayıfladıktan sonrasına ertelediğiniz
hedeflerinizi ve uğraşlarınızın neler
olduğunu bulun ve bunlara zaman ayırmak için artık beklemeyin. Eski alışkanlıklarınızı
bırakmakla ve onlar olmadan yaşamakla ilgili korkularınızı araştırın.
Yeni davranışları
deneme riskini alın. İnsan olarak haklarınızı tanıyın. Hayır
deme, duygu ve düşüncelerinizi
ifade etme ve ihtiyaçlarınızın karşılanmasını isteme hakkınız
olduğunu bilin. Yaşantılarınızı,
duygularınızı, düşüncelerinizi ve ruh dünyanıza dair keşiflerinizi
yazdığınız bir günlük tutun.
Kendinize karşı dürüst olun ve günlüğünüzü yalnızca
siz okuyun. Bu günlük yeme
davranışlarınızla ilgili tetikleyici faktörlerin ne olduğunu bulmanızda
yardımcı olabilir. Tartının
yaşamınızı idare etmesine izin vermeyin. Unutmayın ki tartıdaki rakamlar
ne kadar değerli
biri olduğunuzu takdir edemez. Tartıyı bir an önce fırlatıp atın.
Dr.
Mehmet Akif Ersoy