"Psikolojik
rahatsızlıklarla ilgili birçok siteyi dolaştığım halde benim sorunuma
yönelik birine rastlayamadım. Seslere karşı çok aşırı duyarlılığım
var. Babam başta
olmak üzere tüm aile bireylerinin yemek yerken, öksürürken vb. Çıkardığı seslerden
inanılmaz rahatsızlık duyuyorum. Sürekli dişlerinden sesler çıkaran, çayı
höpürdeterek içen vb insanlardan nefret eder oldum. Uzun zamandır evde odamdan
çıkmaz oldum. Dolaşmak istediğimde de kulaklarıma pamuk tıkıyorum. Söylediğim
gibi artık seslerden rahatsız olmak boyutunu çoktan aştı ve "takıntı"
haline dönüştü.
Bir kere psikiyatriste başvurdum ama tedaviyi yarıda bıraktım."
Seslere
aşırı duyarlılık “hyperacusis” olarak bilinen bir rahatsızlıktır.
Aslında kulak burun
boğaz ve nöroloji uzmanlık alanlarının incelemesi gerekiyor. Bu rahatsızlığın
psikolojik
sonuçları olabilir ve sosyal yaşamdan uzaklaşmaya ve yoğun sıkıntıya
yol açabilir. Psikiyatri
belki bu sonuçları açısından yardımcı olabilir ama ilk başvuru
yeri KBB ya da nörolojidir.
12 yıl gibi uzun bir süre bir uzmanla görüşmemişsiniz. Kendi kendine çare
bulmaya
çalışmanın bence en önemli olumsuzluklarından birisi tanı ve tedaviyi
geciktirmesidir.
Psikiyatride yalnızca seslerden rahatsız olmayla karakterize bir hastalık yok. Ama
psikiyatrik tanı koymanın ilginç ve dikkate alınması gereken yanı kişiye özel tanıların
konulabilmesidir. Hatta aynı belirti farklı kişilerde farklı sebeplerle ortaya çıkabilir
ve belirti
aynı olmasına rağmen konulan tanı farklı olabilir. Kişilin öyküsünü
ve gelişimini de içine alan
bu tanıya dinamik tanı ya da formülasyon diyoruz. Eğer KBB ve nöroloji bir
tanı koyamazsa
(ki üniversite hastanelerine başvurmadan bu sonuca varmamanızı tavsiye ederim) o
zaman
psikiyatriye başvurun.
Gürültüye
tahammülsüzlük ise genellikle depresyondaki hastalarımızın ifade ettikleri
bir
şikayettir. Ritmik doğadaki seslerden, örneğin damlayan bir musluğun çıkardığı
sesten aşırı
derecede rahatsız olan hastalarım da oldu. Bu hastalarımın klinik özellikleri
de hipnoza aşırı
yatkınlıklarıydı. Ritmik seslerin bu hastalarımı transa soktuğunu
ve trans halinde canlanan
bazı anıların kendilerini rahatsız ettiği şeklinde hipotetik bir açıklama
yapılabilir. Küçük
yaştaki travmatik olaylar çocukluk çağının doğal hipnoza yatkınlığını
kalıcı bir şekle
sokabilir. Ritmik seslere duyarlılığı olan hastalarımın ortak diğer
bir özelliği de erken
yaşlarında üzücü ve travmatik yaşantılarının olmuş
olmasıydı. Özetle bu seslerden
duyduğunuz rahatsızlık tek başına bir sorun olmaktan çok başka sorunlarla
birlikte olma
olasılığı yüksektir. Bu nedenle detaylı bir değerlendirme yapılması
faydalı olacaktır.
Dr.
Mehmet Akif Ersoy