|
Ana Sayfa
>
6. Cinsellik
>
6.1 Erektil Disfonksiyon
>
6.1.1 Nedenler
|
Önceki sayfa
Sonraki sayfa
|
|
|
|
|
Gerçekleştiği
davranışsal duruma ve ortama bağlı olarak ereksiyonun oluşmasına, nöral,
nörokimyasal ve endokrin gibi çoğul mekanizmalar katkıda bulunmaktadır. Bu duruma bağlı
fizyolojiye dair en iyi örnekler rat (sıçan) araştırmalarından gelmiştir. Örneğin
ulaşılamayan
dişiler karşısında temasa bağlı olmayan ereksiyon medial amigdala ile
bağlantılı bulunurken,
bu bölgenin kopülasyon sırasındaki ereksiyon ile bağlantılı olmadığı
görülmüştür. Ayrıca
adrojen, dokunmaya bağlı olan ve olmayan ereksiyonda gerekli iken, kopülasyon
sırasındaki ereksiyon için gerekli değildir. Hatta ereksiyon için önemli
olan özel dopamin
reseptörleri de duruma bağlı olarak farklılık göstermektedir. Eğer
ereksiyonun tek bir
fizyolojisi yoksa o zaman erektil disfonksiyonun fizyolojisi de durumdan duruma değişiklik
göstermektedir diyebiliriz. Bu nedenle bazı santral sinir sistemi bozuklukları kendini
uykuya
bağlı ereksiyonda belli etmeyerek yanlışlıkla bu vakalar "psikolojenik"
erektil disfonksiyon
olarak yorumlanabilirler. Buradan yola çıkarak, bütün psikolojik süreçlerin
somatik bir
temeli olduğu ve bu nedenle farmakoterapiden yararlanacak bir organik süreç içermeyen
psikojenik bir disfonksiyon olamaz sonucuna varmak mümkündür (Sachs BD Contextual
approaches to the physiology and classification of erectile function, erectile dysfunction, and
sexual arousal. Neurosci Biobehav Rev. 2000 Jul; 24(5): 541- 60.)
|
|
|
|
|