İnkar
(denial): Gerçekliğin acı veren yönünün bilinçten uzaklaştırılması.
Represyon
(bastırma) dürtü türevlerini ve duygulanımları bilinçten uzaklaştırken,
inkar dış gerçekliğin
görülmesine engel olur.
Çarpıtma
(ditortion): Ruhsal ihtiyaçlara göre dış gerçeklik yeni bir şekil
alır. Sanrısal
büyüklük duygularının sürdürülmesini sağlamak için
hallüsinasyon gibi algı değişimleri ve
megalomanik (büyüklük) sanrılar da çarpıtma kapsamında değerlendirilebilirler.
İlkel
idealizasyon: Dış nesneler bütünüyle iyi veya bütünüyle
kötü olarak görülürler.
Sıklıkla bütünüyle iyi nesne aynı zamanda omnipotent (herşeye kadir),
ideal olarak, en kötü
nesnenin kötü yanları tamamen kötü olarak büyültülür.
Yansıtma
(projeksiyon): İç dürtüler ve onların türevleri sanki dışarıdan
geliyormuş gibi
yansıtılır. Psikotik düzeyde yansıtmada dış gerçeklik hakkında
(genellikle kötülük görme
(perseküsyon) sanrıları şeklini alabilir. Yansıtılan dürtüler
kaynağını idden veya süperegodan
alsa da yansıtma süreci içinde şekil değiştirirler.
Yansıtmalı
özdeşim: Kendiliğin istenmeyen tarafları diğer bir insana yansıtılır
ve kişi
kendisini karşısındakiyle aynı görür. Kendisine benzer duyguları
karşısındakinin de
yaşamasına neden olacak baskılı bir yanı vardır.
Bölünme
(splitting): Dış nesneler hep iyi-hep kötü olarak bölünürken
dış nesne
hakkındaki düşünceler ve duygular hızla bir uçdan diğer uca değişebilir.
Kişinin kendisi
hakkındaki düşünceleri ve kendini algılayışıdaki hızlı
değişimler de bu sürece eşlik edebilir.