“Narsisizm”
terimi kaynağını klasik yunan mitolojisinde bir su birikintisinde yansıyan
görüntüsüne aşık olan genç narcissus’dan alır. Freud narsisizmi normal gelişme
süreciyle
obje sevgisiyle sonlanacak gelişimsel bir evre olarak değerlendirmiştir. Ebeveynin çocuğa
aşırı değer vermesi çocuğun bu evrede fiksasyonuyla sonuçlanır.
Psikoanalistlerin bakış
açısından narsisism nevroz, psikoz veya karekter bozukluklarının herhangi biri
içinde
bulunduğunu söylemek zordur. Kohut ve kernberg başta olmak üzere obje ilişkileri
teorisyenleriyle narisisizm daha çok karakter bozukluğu olarak değerlendirilmeye
başlanmıştır. Kronik olarak ilgisiz hatta kinci bir annenin davranışları
sonucu olan emosyonel
kaybın neden olduğu “oral kin” narsisistik grandiozite ile kapatılmaya çalışılır
(Cognitive
therapy of personality disorders.).