Kriminolojinin
kelime anlamı suç bilimi demektir. İnsanın davranışlarını açıklama
amacı
güden bilimler 19. yy ikinci yarısı önem kazanmaya başlamıştır.
Bunlardan biri kriminolojidir.
Kriminoloji
kanunlarla belirlenen ve ceza yaptırımına bağlanan hukuk kurallarından sapıcı
insan davranışlarını tüm yönleriyle inceleyen bilim dalıdır.
Anlamı
kısaca açmak gerekirse kriminoloji ceza hukukunun, ceza adalet sisteminin sosyal
temellerini, insanın suç teşkil eden davranışlarının nedenlerini
işler. Ayrıca kriminoloji suçu
önleme, kontrol etme bakımından yapılması gereken çabaları değerlendirerek,
insanın kişisel
olarak ıslahı ile birlikte içinde yaşanan sosyal çevrenin değiştirilmesi
konularıyla uğraşır.
Kriminoloji sözcüğünü Tupinard adlı Fransız hekim kullanmıştır.
Kriminoloji adlı eseri
Garofallo adlı italyan bilim adamı yazmıştır. Kriminolojinin uğraştığı
konular çok eskilere
dayanmaktadır. Gerçekten de eskiden beri bazı faktörlerin suçu yarattığı öne sürülmüştür.
Nitekim Platon suçu ruhun bir tür hastalığı olarak kabul etmiş ve bunun
kaynağı olduğunu
kabul etmiş.
Hipokrat
suç Natropolojisinin varlığını ilk defa ileri sürmüştür. “Beden tipleri ile karakter
arasındaki ilişkiye suç antropolojisi denir.”
Aristo
ise suçluları toplumun düşmanı saymış ve onların sert bir şekilde
cezalandırılmaları
gerektiğini ileri sürmüş. Ona göre sefalet, ihtilal suça sebep olabilmektedir.
Ortaçağda
ise Thomas’d Aquian kriminoloji konularıyla ilgilenmiş insan ihtiraslarında
suçların çoğunun kökenini görmüş. Ayrıca sefaletin suça
neden olduğunu görmüştür.
Montesquia,
Valter, Beccaria, Benthom gibi düşünürler suçu sosyal bir olay olarak gören
görüşler ileri sürmüşlerdir.
19.
yy 2. yarısında ise Ferri, Garofallo, Lamborosa isimli İtalyan düşünürler
kriminolojinin
ayrı bir bilim dalı olması için çalışmaya başlamışlardır.
Lamborosa’ya
göre suç ölüm, doğum gibi normal bir olaydır. Çünkü suç çoğunlukla
organizma şartlarının ürünüdür. Bazı insanlar belirli hayvanların
yırtıcı olmaları gibi suçlu
olarak doğarlar. İşte suç işleyen insan (sui jeneris) kendine göre antropolojik
bir tip teşkil
eder. Bu kişinin vücudunda bulunan anatomik, fizyolojik ve psikolojik faktörlere gere
suç
işler. Lamborosa’ya göre ceza suçu oluşturan düşünce ve doğal
kuvvetleri yok edemez. Bu
nedenle ceza yerine sağlıklı durumu koruma suçları önlemekte daha etkili
olur.
Garofallo’ya
göre ahlaksızlık serbest iradenin bir ürünü değildir. Aksine failin
biyolojik
yapısının bir sonucudur. Öyleyse cezalandırmada da ölçü bu kişideki
tehlide hali olmalıdır.
Ferri’ye
göre ise suçluluğun incelenmesinde pozitif metod temel alınmalıdır. Suçlu
genellikle
bir anormaldir. Onu biyolojik, fiziki ve sosyal faktörler kendisine rağmen iradesi dışında
suç
işlemeye yöneltirler.
1920
ile 20’lu yıllarda yeni çağdaş kriminoloji ortaya çıkmaya başlamıştır.
Bu dönemde ilk
olarak Prevut’un etkisiyle suç kişinin ruh yapısında bulunan gerilim ve çatışmaların
sembolik
bir ifade tarzı olarak açıklamaya çalışmışlardır. Yine
bu dönemde ortaya çıkan diğer bir
görüş ise suçun nedenlerinin kişinin içinde sosyalleştiği veya
içinde fiilen faaliyette bulunduğu
sosyal ortama bağlayan görüştür. Böylece aile yapısı, mahalledeki çevre, okul gibi değişik
sosyal çevrelerin suça olan etkisi incelenmeye başlanmıştır.
Kriminolojinin
konusu
Toplumsal
normlardan sapma denilen suç olayını, suçu yaratan sosyal faktörleri, ceza
adalet
sisteminin işleyişini, suç ile suçlu arasındaki çevre ilişkilerini
inceleyerek suçun neden ve
faktörlerini belirlemek ve suça sebep olan unsurları açıklamaktadır.
Bilimsel
tanımı: Kriminoloji suç sosyolojisine dayanan ancak diğer bilim dallarının
verilerinden yararlanan bir bilim dalıdır. Kriminolojide tıpta olduğu gibi teşhis
ve tedavi
birlikte yer alır. Teşhiste suçluluğun nedeni belirlenecek, tedavide bu faktörleri
azaltmak için
neler yapılacağı belirlenecektir.
Kriminoloji
ile suç siyaseti arasındaki ilişki
Hukukçu
için suç siyaseti kanun koyucunun ceza kanunu ile saptamış bulunduğu ilkeleri
en
iyi ve etkin bir şekide uygulanabilmesi için gerekli esasların belirlenmesidir. Kriminolog
bakımından ise suç jsiyaseti suça karşı tepkide bulunan yaptırımları
uygulayan ve suçu
önleme mekanizmasının en etkin bir şekilde işlemesini sağlyacak essaların
belirlenmesidir.
Krininolog suç siyasetine yardımda bulunmakla birlikte sistemin etkin bir şekilde islemsini
sağlamak kriminollooüun isii değidir.
Kriminoloji
ve ceza hukuku arasındaki ilişki
Kriminoolji
v eceza hukuku aynı gerçekle uğraşan iki ayrı bilim dalıdır. Başlangıçta
kriminoloji ceza hukukunun yardımcı bilimdalı olarka kabul edilmiştir. Fakat zamanla
bazı
kriminologlar ceza hukukunun varlığını inkar etmişlerdir. Bugün için
kriminoloji suç bilimidir.
Kriminolojinn amacı belirli olayları ve suçu oluşturan davranışları
belirlemektir. Ceza
hukukunun konusu suç olayına orakla hukuk tekniğidir. Ceza hukuku suçu tanımlar
ve
yaptırımı gösterir. O kişinin neden suç işlediğini ve suça
neden yöneldiği ile uğraşamaz. Ceza
hukuku gerek normları tespit ederken gerekse bunları olaylara uygularken krimiolojinin
verilerinden yararlanmaklıdır. Kriminoloji ceza hukukunu kaldırmaya kalmamalıdır. Çünkü
böyle bir durumda keyfilik söz konusu olur. Ceza hukuku siyasi, ekonomik verilerin etkisi
altında bulunmak mecburiyetindedir. Ceza hkukunda mutlaka bulunması gereken kişi
özgürlüpğü ve belirli hukuki prensipler sırf kriminoloji uygulanacak diye
feda edilemez.
Bununla birlikte CH kriminoomi verilenden yararlanmalıdır. Suçluluğun önlenmesi
ve suçlular
hakkında tedbirler yönünden kriminoloji başvurmak gerekmektedir.
Ceza
hukuku ile kriminoloji bir uyum içerisinde bulunması gereken 2 ayrı bilim dalıdır.
Kriminolojide
düşünce konusunda görüşler
Suç
denilen olayla ilgilenme tarihin eski devirlerine kadar gider. Kriminolojinn bilim olarak
ortaya çıkmasıyla birlikte suçu açıklama bakımından geğişiğk
görüşler ortya atılmaıştır.
1.
Kariogrofik görüş: Coğrafi görüş de denilen bu ykntemin esası
suçu ve suça ilişkin diğer
problemleir sosyal ve coğrafi şartların zorunlu bir sonucu olarka kabul etmektedir. Yani
suçun coğrafi bölgelere göre değişiklik göstereceğini kabul
etmektedir.
2.
Marksist görüş: Suçu kapitalist ekonomik şartların bir ürünü
olarak görmktedir. Çünkü
sömüren ve sömürülen kişiler bulundğu için bazı suçlar
işlenir. Suç determinist
varsayımlardan hareket edilerek açıklanmaktadır.
3.
Antropolojik veya biyolojik görüş: Lomborosa tarafından ileri sürülen
bu görüşe göre
suçlular suçlu olmayanldan belirli bazı kişilik özellikleriyle ayrılırlar.
Bu görüşe göre kişiler
kalıtımsal bzı özellikleri nedeniyle suçlu oalrak dkoğarlar. Nasıl
bazı hayvanarr vahşi şer bzı
insanlar doğuştan suçlu doğar denilmektedir.
4.
Psikolojik görüş: Suuçluluğu akıl zayıflığına bağlamaktdır.
Yani suçlou kendisinde bulunan
akıl zayıflığı nedeniyle davranışlarının sonuçların
tayin edemez. Bu yapıda bulunan kişilerin
suça yönelmeleri doğaldır.
5.
Psikiyatrik görüş: Bu görüş suçun nednei olarak psikoz, sara, akıl
hastalıkları üzerinde
drumuşlardır.
6.
Sosyolojik görüş: Bu görüşün esası suç sosyal çevrenin
bir ürünürür.ş Suçun işlenmesinde
kişisel faktörler vardır. Ancak bu faktörler 2. derecede ve önemsizdirler.
Suçlu bir mikroba
benzetilir. Nasıl mikrop uygun bir ortam boulunca gelişmekteyse sulçlu da uygun jbir
çevrede suça yönelmektedir. Suçluyu yaratan sosyal etkenlerdir denilebilir.
Bu
sosyal görüşler Amerika ve Avrupa’da ileri sürülmeye başlanmış
bugün için
kriminolojinin suçu açıklayan görüşler içinde temel görüş
olmuştur.
7.
Psikoanalitik görüş: Freud tarafından ileri sürülmüş. Freud
insan davrnaışlarının açıklamak
için ileri sürdüğü bu görüş suçun açıklanması
içinde kullanılmıştır. Freud’a göre insan
davranışlarını açıklamak için bilinç ve bilinçaltı
olarak 2’ye ayrılır. Bilinç basit ve küçüktür.
Bilinçaltı daha güçlüdür. Bilinç bazı faaliyetleri bilinçaltına
iter ve bilinçaltınaitilen bunlar
kompleksler yaratarak yaşamaya devam eder. Uygun bir ortam bulduğu zaman ortaya
çıkar. İnsan yaşamında bilinç ve bilinçaltında süreki bir çekişmee vardır. Bilinçaltına atılmış
ve bilincin denetimine tabi küşünce arzu ve kompleksler kendilerini dolayısıyla
açıklama
yolundabulabilir, Rüya gibi...
Freud
başlangıçta çatışması kişinn esas yapısı ile toplumun
istekleri arasında kabul etmiştir
ve libidoyu ileri sürmüştür. Libido ilecinsel dürtüler anlaşılıyordu.
Ancak daha sonraları bu
kavramlara verilen anlamlar değişmiştir. Libido daha sonra bilinç altındaki
diğer duyguları da
ifade etmeye başlamıştır.
Freud’a
göre bir insanda denge durumudna bulunması gereken 3 kişilik vardır.
id......
ego........ süperego
İd
libidoyu kapsar. Bu durum esaında bilinç dışıdır. İnsanın bilinç
dışı faaliyetleri id adı
altında toplanabilir.
Ego
bilinçli kişiliktir. Kişi bunun varlığını ????????????
süperego:
bihlinç altındaki kendi kendini eleştirici bilinç ve kuvvetidir.
Bir
insanda bu üç güç dengealtındadır. Bu denge bozulduğunda içe
atılan şeyler ortaya
çıktığında suç oluşur.
8.
Ekolojik görüş: Bu görüşe göre insan ve kurumların bir sosyal çevre içerisindeki
dağlışlarının insan davranışı üzerinde etkisi olduğu
kabul edilmektedir. Ve suçu bu etkilere
bağlamaktadır. Rekabet, gömenlik, işbölümü gibi sosyal nedenlerle
insanların belirli
bölgelerde dağlığı ve suç arasında birlişki olduğu bu görüş
tarafından savunulmaktadır.
9.
Suçu oluşturan hareketleri çok sayda faktörlere gbağlayan görüş:
Suç çeşitli faktörlerin
bileşiğidir. O halde yapılması gereken şey her suçu ayrı ayrı
incelemek ve o olaya özgü
faktörlerin suçun gerçekleşmesinde nasıl bir etki gösterdiklerini belirlemektir.
Bu
bilim dallarına dayanarak suçu açıklamak daha kolay olur.
Suçun
açıklanmasında yönler
Suçu
oluşturan davranışın nedenini çeşitli faktörlerin birbiri üzerinde
etkisi olarka
anlamamızın sonucu olarak suçun açıklanmaısnda 2 yol izlenebilri.
1.Suçlunun
kişilğini yapan unsurların incelenmesi.
2.
Suçlunun içindebulunduğu ve yaşadığı çevrenin incelenmesi.
Suçlunun
kişiliğini inceleme denince o ayrı bilim dalının verilerinden faydalanmak
gerekecektir..
1.
Biylojik faktörler ve suç.
2.
Fizylojik faktörler ve suç.
3.
Psikiyatrik, psikolojik ve psikanalititk suç.
Biylojik
faktörler ve suç, suç antropolojisi adı da verilen bu incelemede öncelikle
antropoloji
kavramının neolduğunu anlamamız gerekir. Antropoloji insanın fiziki özelliklerini
açıklayan
bir bilim dahlır. Yani insanın doğal tarihini antrolpolojisi incelenmektedir. Suç
antropolojisnin
ilk olrak Dr. Bell isminde bir bilim damı tarafından ortaya atıldığını
görüyoruz. Bu bilim
adamına göre suçluların belirli fiziki özelliklertaşıdırğı
ileri sürülmüştür Ancak asıl suç
antrolopolojisinin kurucusu ünlü İtalyan bilim adamı Lamboroso’dur. Lamboroso
bu konuya
ilgi duymuş ve mahkumlar üzerinde çok sayıda araştırma yapmıştırş.
Bu araştırmalardan
suçun organizma şartlarının bir sonucu olduğu ileri sürülmüştür.
Suç doğuştan gelen bir takım
özelliklerin sonucudur. Lamboroza bu kişilerde bulunan gayrı tabilikleri 3’e
ayırır.
Fiziki,
Biyolojik,
Psikolojik,
Fiziki
gayri tabiilikler denince bunların bakışlarının vahşi ve sert olması,
küstah bir gülüş
taşımaları, boylarının küçük olması, gözlerinin dengesiz
olması gibi belirli fiziki özellikleri
sıralamıştır. Lamboroza’ya göre değişik fiziki özellikler çeşitli suç gruplarına göre de
değişebilir. Örneğin öldüren kişinn bakpşları söğuk
ve sabit iken, hırsızın bakışları ileri ve
canlıdır.
Biylojik
suçluların jtat alma veacı duyma duyları normal insandan daha azdır. Bunlarda
doğuştan bozukluklar vardır.
Psikolojik
bunların ahlaki duyguları oldukça zayıftır. Bunlar doğuştan bencildir. İntikam, hırs,
şehvet duygularına sahiptir.Bu ahlaki duygusuzluk belirli suçlara göre değişmektedir.
Laboroso
bu belirli gayri tabiilikleri doğuştan suçluluk orak açıklamıştır.
Bunu Darwin’in
teorisine göreaçıklamıştır. Bazı kişilerde vahşilik zamanla
kaybolmasına rağmen bir kaç
kuşak sonra ortaya çıkabilir.
Lamboroso’nun
bu görüşüne yöneltilern eleştiriler sonucunda görüşünü şöyle dğiştirmiştir.
“Doğuştan suçlu olan bu insan her zaman suç işler” demiştir.
İngiliz
Caring’in yaptığı arşatırmalara göre suçlu olan ile olmayan
arasındafiziki özellik
yoktur. Aksinesuçlu ile suçlu olmayan arasında koruma itaat, zeka vb. büyük
benzerlikler
bulunmaktadır demiştir. ve Caring insanların doğuşlarında uzun yıllar
sonra suça
yönelliklerini ve dolayısıyla insanı suça çevrenin yönelttiğin
ortaya koymuştur.
Beden
yapısı tipleri ve suç
Beden
yapısı ile suç arasında bir bağlantı bulunduğu Kretschmer tarafındanileri
sürülmüştür.
Kretschmer’e göre insanlar beden yapılarına göre 3’e ayrılır.
1.
Astenik tip (Leptosom)
2.
Atletik tip
3.
Piknik tip
Astenik
tiplerin oldukça iri (zayıf olması gerekir) ve genellikle az kuvvetli oldukları
Kretschmer tarafından ileri sürülmüştür.