Psikiyatride “karşıt giysicilik” ya da “transvestik fetişizim” olarak tanımlanan
durum kadın ya
da erkeğin biyolojik cinsiyetinin karşıtı olan cinsel kimlik görüntüsüne
bürünmesidir. Erkek
vücudunun çeşitli bölgelerinin hassas olması olağan kabul edilse de karşıt
giysicilik için aynı
şeyi söyleyemeyiz. “Cinsel kimlik disforisi” denilen cinsel rolü ya da kimliği
ile ilgili sürekli bir
rahatsızlığının olması durumunda transvestik fetişizmi olan kişilerin
tedavi için başvurduğu
bilinmektedir. Tedavi psikoterapi olmakla birlikte takıntılı cinsel uğraşların
olduğu durumda
ilaç tedavisi kullanılabilir. Ya da zorlayıcı bir biçimde seksle ilgili düşünce,
dürtü ve sık
seksüel davranışların olduğu durumlarda hormonal tedavilerin kullanılabildiği
bildirilmektedir.
Tedavinin etkili olabilmesi için uzun süreli bir tedavi planının yapılması
gereklidir. İlaç
tedavisinin etkili olduğuna dair yayınlar olmakla birlikte (Rubenstein EB, Engel NL.
Successful treatment of transvestic fetishism with sertraline and lithium. J Clin Psychiatry.
1996 Feb;57(2):92.) asıl tedavinin sorunun gelişmesinde rol oynayan gelişimsel faktörler
üzerinde duran uzun süreli psikodinamik psikoterapilerdir. Gelişimsel faktörlere
bakıldığında
sorunu olan kişilerin büyük çoğunluğunun ilk doğan çocuk, tek çocuk ya da ilk erkek çocuk
olduğu söylenmekte. Dikkati çeken diğer bir nokta da bu erkeklerin anneleriyle babalarına
göre çok daha güçlü ve pozitif ilişkilerinin olmasıdır. Büyük çoğunluk anneleriyle çok pozitif,
babalarıyla da çok negatif ilişki bildirmişlerdir. Görünen o ki kardeşlerin
etkisi dışında
evdeki kadın figürlerinin yoğun etkisi bir faktör gibi görünmektedir.
Nasıl bir karardan söz
ediyorsunuz anlamadım ama bir uzmandan destek almanızda fayda var.
Dr.
Mehmet Akif Ersoy