Tipik şemaları şöyledir:
1.
Görünüş önemlidir.
2. İnsanlar dış görünüşlerine göre değerlendirilirler.
3.
Farkedilmeliyim.
4.
Hayatta hiç bir zaman hayal kırıklığına uğramamalıyım.
5. İstediğim her şeye sahip olabilmeliyim.
6.
Duygular hızlı ve doğrudan gösterilmeli.
7.
Bir insanı yargılarken en önde gelen güzelliktir.
Anahtar
kelime: Etkileyicilik.
Kendilerini çekici,
etkileyici görürler ve ilgiyi hakkettiklerine inanırlar.
Başkalarını ilgi
ve muhabbetlerini çekebildikleri sürece olumlu değerlendirirler. Kendileri
grubun odağı, ötekiler ilgiyle izleyen seyirci durumunda olmak kaydıyla diğer insanlarla
kuvvetli ilişkiler kurarlar. Narsisistiklerin tersine insanlarla ilişkilerinin her dakikasına
dikkat
ederler ve kendilerine güvenleri onayın sürekliliğiyle yakından ilişkilidir.
Temeldeki
inançları “Ben aslında çekici biri değilim”, “Mutlu olabilmek
için diğer
insanların beğenisine ihtiyacım var” şeklindedir. Telafi edici inançları “Sevilebilen, eğlendirici,
ilginç bir insanım”, “Hayran olunmaya hakkım var”, “İnsanlar
bana hayran olmak için
varlar”, “Zevklerimi engellemeye kimsenin hakkı yok”.
Şartlı
inançları “İnsanları büyülemezsem ben bir hiçim”, “İnsanları
eğlendirmezsem beni
dışlarlar”, “İnsanlar cevap vermezlerse bu onların işe yaramaz,
bozulmuş olduklarını
gösterir”, “İnsanları büyülemezsem, bana kimse yardım edemez”.
Histrionikler
primer olarak duygularıyla hareket ederler. Öfkeli olduklarında bunu bir insanın
cezalandırılması için yeterli sebep olarak görürler. Üzgünseler
bu ağlamaları için yeterli
sebeptir. Hayal kırıklığı veya ümitsizliklerini dramatize ederek mesala
intihar girişiminde
bulunarak gösterirler.
Stratejileri: İnsanaları kendilerine bağlamak için dramatizasyon ve gösterilere başvururlar.
İşbirliğini sağlamak için huysuzluk nöbeti çıkarabilirler. Hayal
kırıklığına toleransları
düşüktür. Rakiplerini cezalandırmak için ağlama, saldırma ve
suisidal davranışlarda
bulunabilirler.
Duygulanım: İnsanlarla ilişkilerinde sorun olmadığı sürece en belirgin duygulanımları
keyifli
neşeli ve canlıdır. Reddedilmekten korktuklarından dolayı altta yatan bir anksiyete
sürekli
vardır. Engellendiklerinde duygulanımları hızla öfke ve üzüntüye
dönüşebilir.