Alkol
kullananlar arasında nikotin bağımlılığının oranı diğer
popülasyona göre 2-3 kat daha
fazladır (7, 8). Sigara ve alkolün sinerjistik etkiyle daha fazla kanser riskine yol
açtığını
gösteren epidemiyolojik veriler artmaktadır. Alkol ve sigara kullanımı birlikte sinerjistik
etkiyle motorlu kazaları, ösofagus, ağız ve farinks kanseri risklerini arttırıyorlar (4).
Nikotin
bağımlılığı diğer yasadışı maddelerle aynı ölçüde
sosyal, iş ve hukuki sorunlara yol
açmamakla birlikte, tıbbi sakıncaları ve yaşamın erken dönemlerinde düzenli
kullanımının
zamanla diğer maddelerin kullanımına yol açması (9) nedeniyle psikiyatrik
müdahaleyi önemli
kılmaktadır.
Hastanede
yatan hastalarda, psikiyatrik hastalarda, lise öğrencilerinde alkol kullananların
kullanmayanlara göre daha fazla sigara içtikleri gösterilmiştir (10). Mintz ve arkadaşlarının
yaptıkları deneyde laboratuvar koşullarında alkol alımından sonra daha
fazla ve hızlı sigara
içtikleri, içtikleri sigaradan aldıkları dumanın daha fazla olduğunu göstermişlerdir (10).
Deneysel olarak alkol alınan fakat sigara içilmesine izin verilmeyen günlerde deneklerin
sigara aramaları (craving) daha fazla olmuştur. Alkol almadıkları günlerde daha
az sigara
içenler ise, alkol kullandıkları günlerde içtikleri sigara miktarını görece olarak
daha fazla
arttırıyorlar. Alkolün yanlızca sigaranın yakılması ve elde tutma davranışını
değil dumanın içe
daha fazla alınmasını arttırması önemli bir bulgudur. Alkoliklerin %90’ından
fazlası sigara
kullanmaktadır ve bu oran genel popülasyondaki sigara kullanım oranından daha fazladır.
Fazla miktarda alkol kullananlar sigarayı bırakmaya daha az teşebbüs etmektedirler (4).
Bağımlılık
birimlerinde sigara yasağı öncesi ve sonrası dönemde başvuran hastalar
arasında
bağımlılık tedavi programını erken sonlandırma açısından
fark bulunamamıştır. Sigarasız
tedavi programı öncesinde diğer bağımlılıklar için başvuran
hastaların %24’ü sigarayı
bırakmak istediklerini söylerken, sonrası dönemde %61’i istemiştir. Sigarasız
bağımlılık
ünitesinde tedaviden bir yıl sonraki sonuçlara bakıldığında sigara
yasağı sonrası yatan
hastaların önceki döneme göre sigarayı biraz daha fazla bıraktıkları,
sigara yasağının diğer
madde bağımlılıklarının tedavi sonuçlarını etkilemediği
bulunmuştur. Araştırmacılar bu
bulgularla sigaranın bağımlılık tedavisi sırasında bırakılmasının
fizibilite ve sigarayı bırakma
motivasyonunu arttırma açılarından olumlu olduğunu söylüyorlar. Miller
ve arkadaşları alkol
tedavisi öncesi sigarayı bırakanların alkol içme davranışını
daha iyi kontrol ettiklerini
söylüyorlar (11). Sigarayı bırakmış olanların relaps oranları
ise alkol aldıklarında artmaktadır
(12).
Bunu
destekleyen çeşitli hipotezler vardır: Arama davranışıyla başetmede
yardımcı
becerilerin öğretilmesi, stresi azaltıcı teknikler ve alternatif davranış
paternleri geliştirme gibi
nikotin bağımlılığı tedavisinde kullanılan teknikler, alkol ve madde
tedavisi teknikleriyle
büyük ölçüde benzeşiyor. Bağımlılık davranışları
sıklıkla birbirini tetikleyici rol oynuyor ve
sigara içmeye devam etmek alkol ve madde kullanımı için uyaran oluşturabiliyor.
Alkol
kullanırken sigara içmeyi sevenlerin alkolü bıraktıktan sonra sigarayı
daha kolay
bırakabildikleri söylenmektedir (13). Alkol, madde ve sigara için iyileşme
süreci ve tedavi
prensipleri birbirine benziyor. Ayrıca alkol, sigara ve opiatlar için relaps oranları
birbirine
yakındır (4).
Alkol
ve nikotin arasında önemli bazı farklılıklar da vardır. Nikotin beyne
alkolden çok daha
çabuk ulaşmaktadır; yarılanma ömrü daha kısadır ve bu nedenle
daha sık alınır. Sigara
içenlerin %90’ı fiziksel bağımlı iken, alkol kullananların çoğunluğu
ara sıra kullanmaktadırlar
(14).
Alkol
ve sigara arasındaki ilişkinin ve bunun mekanizmasının daha iyi anlaşılması
sigara
içmeye iten motivasyonları ve bırakmış olanlarda abstinansı tehdit eden
faktörleri anlamamız
açısından yardımcı olacaktır.
Bağımlılık
tedavisi biriminde yatmakta olan hastalarda sigaranın yasaklanması ayrıca
değerlendirilmelidir. ASAM (American Society of Addiction Medicine) tarafından nikotin
bağımlılığı komitesi ilk kez 1985 yılında oluşturuldu ve
tütünden arındırılmış bir bağımlılık
tedavisi 1991 yıllık toplantısında workshop olarak gündeme getirildi (15).
Sigaradan
arındırma politikası içicileri tedavi etmek için önemli olmasına
karşın başlı başına bir tedavi
seçeneği değildir. Bununla birlikte bazı önemli sonuçlar doğurur.
Sigara içenler için sigara
içme olanaklarını kısıtlar, böylelikle içilen sigara miktarı
azalır ve bırakma girişimlerini teşvik
edebilir. Dolaylı olarak sigara içme davranışı üzerine etkileri olabilir.
Sigaranın sosyal kabul
edilirliği hakkında kuvvetli bir mesaj niteliği taşır ve sigara içmemenin
norm olduğu algısını
kuvvetlendirir. Oldukça önemli diğer bir faktör de sigara içmenin diğer
bağımlılık tedavilerini
engelleyici etkisinin olabilmesidir.
Alkol
sorunu olan birinin sigarayı bırakmasıyla ilgili cevaplanması gereken bazı
sorular
vardır. İlk sorun zamanlamayla ilgilidir. Düzelmekte (recovering) olan alkol bağımlısı
içme
davranışını kontrol edebildikten hemen sonra mı sigarayı bırakmayı
denemeli yoksa belirli
bir sürenin geçmesini mi beklemelidir? Daha ciddi alkol ve sigara kullanım öyküsü
olanlar
sigarayı bırakmada, daha ılımlı kullananlara göre başarı şansları
daha mı azdır? Sigarayı
bırakma girişimi düzelen alkol bağımlısının abstinansını
sürdürmesine etkisi var mıdır? Bu
sorulara verilecek olan yanıtlar alkol ve sigaranın birlikte bırakılması konusunda
daha kesin
bir tutum takınılmasını sağlayacaktır.
Bobo
ve arkadaşları son altı ayda hiç alkol almamış, en az bir yıl günde
bir paket veya daha
fazla sigara kullanan ve yatarak alkol tedavisinden sonra en az bir kez “ciddi” sigara
bırakma girişimi olan 77 alkol bağımlısı hastada yaptıkları
araştırma sonuçlarına dayanarak
alkol bağımlılarının, ayıklıklarını (abstinans) tehlikeye
atmadan sigarayı başarıyla
bırakabileceklerini söylüyorlar (16). Ancak bu araştırma sonuçlarına
göre alkol bağımlıları
arasında Michigan Alkolizm Tarama Testinde daha fazla puan alanlar, yatarak alkol tedavisi
için daha fazla başvurmuş olanlar, alkolizm tedavisi sırasında daha yoğun
biçimde sigara
içenler ve sigaraya bağlı daha fazla sağlık sorunları olanlar için
sigarayı bırakma girişiminin
daha zor olduğu anlaşılıyor. Bobo ve arkadaşlarına göre, yatarak
alkol tedavisini takibeden
ilk altı aydan sonraki sigarayı bırakma girişimlerinin başarılı olma
olasılığı biraz daha fazladır.
Sigaranın
hem hastalar hem de bağımlılık tedavi merkezlerinde çalışan ekip
tarafından diğer
madde bağımlılıklarından farklı algılanıyor (17).
Sigarasız bir tedavi ünitesi oluşturmadaki
temel çekingenlik hastaların böyle bir servise yatmayı istemeyecekleri ve sigara
içen tedavi
ekibinin direncidir. Sigara içen sağlık ekibi hastaların sigara içmelerine
içmeyenlere oranla
daha az karışmaktadır.
Bağımlılık
birimine başvuran alkol ve diğer madde bağımlılarının %53’ünün
sigarayı
bırakmak istedikleri; %46’sının aynı zamanda sigara bırakma programına
dahil olmaya
istekli oldukları bildirilmiştir (18). Bobo ve arkadaşları alkol bağımlılığıyla
eş zamanlı olarak
sigaranın da bırakılabileceğini, alkol relapsının sigara relapsına
da yol açabileceğini
bildiriyorlar (19).
Goldsmith
ve arkadaşları ABD genelinde sigara kısıtlaması uygulamasının yapıldığı
19
bağımlılık tedavi biriminde bu uygulamayı incemişler ve uygulamanın
yerleşmesinde rol
oynayan en önemli üç faktörü hastanın sağlığı, anahtar
rol oynayan bir liderin bulunması ve
sigara dumanı kirliliğine karşı değişen tutumlar olarak bildirmişlerdir (20).
Uygulamanın
yapıldığı 19 birimden beşinde sigara içmekte olan personelin en az yarısı
sigarayı
bırakmışlardır. Araştırmanın çok önemli bir diğer
sonucu da sigara yasağının potansiyel
hastaları uzaklaştırmadığıdır. Tedavi birimlerinden hiç biri
hastalarda herhangi ters bir
etkiden bahsetmemişlerdir. Nikotin bağımlılığı tedavisinin diğer
bağımlılık tedavileriyle aynı
zamanda nasıl yapılacağına dair henüz bir fikir birliğine varılamamıştır.
Gönüllü mü olmalı
yoksa zorla mı? Farmakoljik bir tedavi uygulamalı mı? Ayrı sigara gurupları
mı yapılmalı
yoksa genel bağımlılık gurupları yapılabilir mi? Bu sorulara cevap henüz
verilmiş durumda
değil. Şu açık ki, amacı bağımlılığı tedavi etmek
olan birimlerde sigara bağımlılığına izin
verilmesi bir tezat oluşturuyor.
Naranjo
ve arkadaşlarının fluoxetinin alkollü ve alkolsüz içecekler, sigara içimi
ve kilo alımı
üzerindeki etkileleri araştırdıklarında 60 mg/gün dozunda 4 hafta boyunca
kullanıldığında
alkol alımını azaltmasına karşılık sigara içiminde az da olsa
artma olduğunu görmüşlerdir (21).
Bobo ve Davis Nebraska’daki bağımlılık tedavi birimlerinde yaptıkları
araştırmada
klinisyenlerin alkol bağımlılığı tedavisindeki hastalarda en çok
tavsiye ettikleri sigara bırakma
yöntemlerinin sırayla destek gruplarına katılma (%69), Adsız Alkolikler prensiplerine
uyma,
birden bırakma (%45), kademeli bırakma (%42) ve nikotin sakızı kullanma olduğunu
bildiriyorlar. Araştırmaları sonucunda ortaya koydukları bazı noktalar şöyledir:
1. Alkol
sorunlarının olması sigaranın bırakılması için çok büyük
bir engel değildir; 2. Alkolle ilgili
daha az sorunu olan kişilerin sigarayı bırakmaları daha kolaydır; 3. Tedavi
aşamasında olan
alkol bağımlılarının ve problemli içicilerin aniden bırakma yöntemi
ve nikotin sakızı
kullanmaları durumunda uzun süreli bir içmeme dönemleri olabilir (8).
Fishman
ve Earley madde, alkol ve nikotin bağımlılığı, yeme bozuklukları,
seks ve kumar
bağımlığı gibi hastalıkları tedavi ettikleri merkezlerinde bütün
bağımlılıkların temelinde aynı
dürtünün yer aldığını temel prensip olarak alıyorlar (22).
Hastalara sigara dahil olmak üzere
bütün madde bağımlılıkların temeldeki “bağımlılık
bozukluğu”yla bağlantılı olduğunu
vurguluyorlar. Araştırmacılar sigara arındırma programı başladıktan
sonra sigara bağımlısı
olan bazı ekip üyelerinin aleyhte olmalarına rağmen bir süre sonra politikanın
kabul görmesi
ve desteklenmesi sonucunda sigarayı bıraktıklarını ve politikayı desteklemeye
başladığını
bildiriyorlar. Nikotin sakızı ve patch kullanarak yoksunluk bulgularını tedavi ediyorlar.
Hergün yapılan toplantılarda hastalar öfke, hayal kırıklığı
veya üzüntü gibi nikotin
bağımlılığıyla mücadeleleri sırasında ortaya çıkan
duygularını paylaşıyorlar.
Joseph
ve arkadaşları tarafından, benzer bir yaklaşımla duygudurumu etkileyen bütün
maddelerden kalıcı arınma, tedavideki tek amaç olarak alındı (17).
Programın uygulanmaya
başladıktan sonra yatan hastalara, birincisi hastane genelinde uygulanan sigara içme
yasağı,
ikincisi nikotin bağımlılığı, yoksunluk belirtileri ve stresle başetme
yöntemlerini içeren
didaktik dersler, yazılı materyal, filmler ve nikotinle ilgili konuların görüşüldüğü
tartışma
gruplarından oluşan program olmak üzere iki uçlu bir bırakma girişimi
uygulandı. Program
öncesi ve sonrası yatan hastalar karşılaştırıldığında
Joseph ve arkadaşları her iki grupta
sigara içme oranları ve patternleri arasında fark olmamasına rağmen; programın
uygulanmaya başlanmasından sonra sigara bırakmaya bağlı tedaviyi erken bırakma
oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığını, her iki grubun da
bina içindeki yasağa tam
uyum gösterdikleri, program sonrası yatanların %41’inin, program öncesi yatanların
ise
%9’unun hospitalizasyon sonrası bir haftadan uzun bir süre sigarasız kaldıklarını
bildiriyorlar.
Bağımlılık
birimindeki sigara yasağına uyulmadığı durumlarda ne yapılması gerektiği
konusu
henüz net değildir. Bir tek sigara içildiğinde ne tür bir uygulamaya gidilecek,
veya sigara
yasağı tekrar tekrar çiğnendiğinde nasıl bir uygulamaya gidilecek sorusunun
cevaplanması
gereklidir (18). Pletcher sigara içimini de tıpkı diğer relapslar gibi
görülmesi gerektiğini
söylüyor. Taburculuk bir ihtimal olsa bile, olayın bireysel ve duruma göre değerlendirilmesi
ve önce tedavi yoğunluğunun arttırılmasının denenmesini önerilmektedir (23).
Son
söz olarak sigaranın psikiyatri servislerinde bıraktırılması ya da en
azından içiminin
kısıtlanması hem diğer hastaların sağlığı açısından
gerekli bir uygulamadır, hem de sigara
içmemenin bir norm olarak yerleşmesi açısından gereklidir. Bağımlılık
tedavi birimlerinde ise
gerekli önlemler alındığı ve tedavi programları düzenlendiği
takdirde, sigaranın tamamen
yasaklanmasının diğer bağımlılık tedavilerindeki başarıyı
arttırması mümkündür.